OSHO'dan bilgelik sözleri
OSHO, modern çağın bilge mistiklerinden biridir.
05/02/2010


 Herkes kendine karşı nefretle doludur. Ve sen kendinden nefret ederken, seni sevecek birini bulabileceğini mi sanıyorsun? Sen bile kendini sevmeye hazır değilsin, başka birinin seni sevmesi mümkün değildir. Belirli kuralları kabul etmediğin müddetçe, bir kıymetinin olmadığını kabul etmiş durumdasın çünkü…Senin kendini sevmeni istemeyenlerin hepsi tek noktada hemfikir olmuşlardır: “Bir insanın kendini sevmesine izin verilmemelidir.” Çünkü, bu onu, kendi varlığının köklerinden koparır.O zanneder ki, çaresiz ve köksüzdür, sadece sürüklenip gelmiş bir odun parçasıdır, bu yüzden kendisinden ne isterlerse yapmak zorunda olduğuna inanır.


Hiçbir toplumun ya da ülkenin, aşıklarını, sevenlerini ödüllendirdiğini gördün mü? Hep acı çekmişlerdir…Aşklar kötülenmiştir…Aşk toplum için bir lanet olarak görülmüş, gösterilmiştir. Bu yüzden senin sırtından geçinmek isteyenlerin yapacağı ilk şey seni sevgiden uzaklaştırmaktır. Ve onlar bugüne kadar başarılı olmuştur.


Milyonlarca yıl…Ve insan bir köle olarak, kendisinden istenen şeyleri yerine getirmediği zaman derin bir aşağılık kompleksi ve değersizlik hisseder. Aslında istenen şeyler, öyle doğaya aykırı şeylerdir ki, onları yerine getirmenin hiçbir yolu yoktur. Ve senin değersizliğin sayesinde bunu kullananlar daha büyük ve çok daha büyük bir hale gelirler, çünkü onlar kurtarıcı olduklarını söylerler ve vaat ederler, onlar seni kurtaracaklardır.


Onlara göre sen kendini kurtaramazsın. Onlar asla senin yüzmeyi öğrenmene izin vermemişlerdir. Kendi başına sen sadece boğulursun derler….


Politikacılar, yakında hiç yoksulluk kalmayacağı umudunu sana verip dururlar ve yoksulluk büyüdükçe büyür. O azalmıyor, çoğalıyor. Etiyopya’da hergün binlerce insan ölüyor ve amerika’da aşırı yemekten, şişmanlıktan muzdarip olan yarım milyon insanın olduğunu; onların sürekli olarak şişmanlayıp durduğunu duymak seni şaşırtacaktır. Etiyopya da insanlar, açlık çekiyor, kuruyor ve ölüyor. Amerika’da insanlar aşırı yemekten ölüyor. Yarattığınız dünyanın akıl sağlığının yerinde olduğunu mu düşünüyorsunuz?


Tüm bu şeyler fedakarlık adı altında gerçekleşmiştir. Ben sizin tamamıyla kendinizi sevmenizi istiyorum. Kendiniz olmanızı…Hiçbir türden insan tarafından saptırılmayın. Çünkü senin ilk sorumluluğun, kendi kendine karşıdır. Ve sadece gör: Eğer herkes kendini severse, kendisine özen gösterirse, onun zekası doruğa ulaşacaktır. Onun sevgisi taşacaktır. Bu da onu daha fedakar yapacaktır, çünkü onun paylaşacak o kadar çok şeyi olacaktır ki, vermek onun için bir keyif haline gelecektir, paylaşmak onun için bir şenlik olacaktır.Fedakarlık, sadece kendini sevmenin bir yan ürünü olmalıdır, başkalarının dayatması değil…Sen kendini sevmediğin için, kendini zayıf hissediyorsun.


 


**************************


Kendin ol, sadece kendin, basitçe kendin…Ve hatırla, basitçe kendin olduğunu ilan ederken çok büyük bir risk alıyorsun. Hiçbir kalabalığa, hiçbir sürüye ait değilsin. Bunun riskli olduğunu gayet iyi bilerek, kendinin bir birey olduğunu ilan ediyorsun.


Kapı tam şu an  açılır: Her zaman yaşamın ve ölümün sürekli olarak buluştuğu şimdi ve burada…Sen ölüme yenilmeyi seçmişsin çünkü bu iktidara sahip olanların ilgilendiği şeydir.Ve sen üzüntünün içinde boğulurken, hayatın geçip gittiğini unutmuşsun.


 


 


*************************


Bir seferinde bir öğrencisi Konfüçyüs’e, nasıl mutlu olunacağını, nasıl saadete erişileceğini sormuştu. Konfüçyüs,”Garip bir soru soruyorsun, bunlar doğal şeylerdir. Hiçbir gül, nasıl bir gül olunacağını sormaz.” Dedi. Üzüntü ve mutsuzluk sözkonusu olduğu sürece mezarında yeterli zamanın olacak; o zaman doya doya mutsuz olabilirsin. Fakat canlıyken tam olarak canlı ol. Bu bütünlükten ve yoğunluktan mutluluk ortaya çıkacaktır ve mutlu adam kesinlikle dans etmeyi öğrenir. O zaman bu gezegenin tümü olgunlaşır, bilinçlenir. Üzüntülü ve mutsuz adamın kesinlikle bilinci olmaz, onun için bulanıktır, donuktur, ağırdır, karanlıktır. Sadece kalpten bir şekilde güldüğünde, ansızın patlayan bir flaş gibi tüm karanlık kaybolur.


Gülerken sen hakiki sensin. Üzüntülüyken orijinal yüzünü toplumun senden beklediği sahte bir kimlikle kaplıyorsun. Hiç kimse senin sokaklarda dans etmeye başlayacak kadar çok mutlu olmanı istemez. Hiç kimse senin kalpten bir şekilde kahkaha atmanı istemez, aksi taktirde komşular duvara vurmaya başlayacaktır, mutluluktan rahatsız olurlar çünkü…


Mutsuz insanlar, mutsuz olmayan hiç kimseye tahammül edemezler.


Sokrates gibi insanların yegane suçu, muazzam bir şekilde mutlu insanlar olmalarıydı ve onların mutluluğu, mutsuz olarak yaşayan büyük kitlelerde çok büyük bir kıskançlık yaratmıştır. Kitleler böylesi mutlu insanlara tahammül edemez, onlar yok edilmelidir, çünkü onlar içlerinde sakladıkları başkaldırıdan korkuyorlar.


  


OSHO'nun “Erkek” adlı kitabından alıntıdır.