HAYATI ERKEKÇE YAŞAMAK
Hayatı erkekçe yaşamak…
Çok iddialı bir cümle geliyor size doğal olarak…
Aslında çok anlamlar içeriyor, biraz açalım isterseniz…
Erkekler kolay kolay yalan söyleyemezler.
Erkekler rekabetten hoşlanırlar.
Erkekler şikayet etmezler.
Erkekler sızlanıp dırdır etmezler, hayata geçirirler.
Erkekler korksalar bile yeniliklere açıktırlar.
Erkekler kararlıdırlar.
Erkekler geçmişin üzerinde durmazlar.
Erkekler geleceğim ne olacak endişesini taşıdıkları halde bunu dile getirmezler.
Erkekler iyi bir dinleyicidirler. Yorum yapmadan sadece dinlerler.
Erkekler eleştirilmekten , karşılaştırılmaktan hoşlanmazlar.
Erkekler, natürel yaşarlar, giyinirler, israf etmezler, özel gecelere aynı kıyafetle gitmekten utanç duymazlar.
Erkekler hatalarının sorumluluğunu alırlar. Ailelerinin sorumluluğunu alırlar. Ülkelerinin sorumluluğunu alırlar.
Erkekler cesurdurlar, atılımcı ve girişkendirler.
Erkekler genellikle aşık olmazlar, ama aşık olduklarında gözleri kararır, evlenirler…Şiddetle sevdiği kadından çocuk isterler.
Erkekler bereketin simgesidir, onların hücreleri başaktaki buğday gibidir.
Ve erkekler çaba verilmediğinde çoraklaşan topraklar gibidir, sahip olan çiftçi ondan vazgeçinceye kadar ıssız kalırlar, yeni sahiplerine iki kat daha fazla ürün verirler.
Erkekler, kafeste kilitli kalmayı sevmezler, kapıları açık kafesleri kolay uçup geri dönebildikleri için çok severler.
Ve erkekler, affedicidirler…Unuturlar.
Bunların zıddı davranışlar, kadınsı davranışlardır ve erkek gibi erkekler tarafından yapılmazlar.
Sevgili erkekler, hayatı erkekçe yaşayın hep, olur mu?