HOME

RÖPORTAJ

BİYOGRAFİ

ÖZDEYİŞLER

FAYDALI BİLGİLER

ÖYKÜLER

TARİH

SEYAHAT

 

 
KANAAT ETMEK
23/12/2017 - 08:52

YEŞİM KALE
Mutsuzluk, kanaatsiz olmanın sonucudur.

Merhaba Sevgili Okuyucu Dostlarım,

Okumanın pekçok faydası olduğunun farkında olmak ve onun güzelliğini görebilmek, şanslı ve akıllı insanların varacağı bir sonuçtur.

Bu yüzden, okumayı ve öğrenmeyi, hayat amacı olarak seçen herkesi kutluyorum. Düşüncelerimi paylaştığım köşe yazılarımı okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Umarım, faydalı ve yararlı olur.

Yazımın başlığındaki konu "kanaat etmek"...Ben genellikle, olumsuz konulardan bahsedip şikayetçi olan biri değilim, ancak olumlu taraflarını bildiğim ve bizzat yaşadığım konular hakkında düşüncelerimi belirtmeyi seviyorum. Öncelikle, Kanaat Etmek nedir, bu soruyla ilgili güzel bir hikaye paylaşmak istiyorum.

Çok eskilerde yaşayan bir adam, bir eve ve bir ata sahip olduktan sonra, mali açıdan evliliğe güç yetirebileceğini düşünerek bir eş sahibi olmaya karar verir. Ailesinin münasip gördüğü güzel bir eş bulur ve küçük evi mutlulukla dolar. Karısı, eşinin eve getirdiği yiyecekleri en güzel şekilde değerlendirir ve satın aldığı eşyalara gözü gibi bakar. Eşini şikayet etmeden saygıyla karşılar ve sevgiyle sarmalar. Böylece adam, evindeki huzurla işinde de ilerlemeye başlar ve çarşıda bir dükkan sahibi olur. Dükkanına gelen müşteriyi, az ya da çok almasına bakmaksızın güler yüzle karşılar ve ilk çocuğu doğduğunda çarşıda bir dükkan daha alacak kadar para kazanır. 

Onunla birlikte işe başlayan arkadaşı ise biraz kadersizdir. Evlendiği kız, ev işleri ve geçim konusunda huysuzdur. Hem kararsız, hem de inatçıdır. Üstelik kendisini hep diğer arkadaşlarıyla karşılaştırmakta, memnun olmadığı herşey için kocasını suçlamakta ve "benim neyim eksik?" diye sormaktadır. Ancak kocasının, tüm huysuzluğuna ve şikayetçiliğine rağmen, yine de onu sevmesi ve el üstünde tutması hoşuna gider ve evliliği sürer. Ancak bu şikayetleri, evde bereket ve huzuru giderdiği için kocası çok kazanamamakta, buna üzülmekte, yine de bu eşe kanaat etmektedir.

Her iki arkadaşın hayatı bu şekilde sürerken, yaşadıkları şehre bir derviş gelir. Zengin olan tüccarın dükkanına gelen derviş, uzun süredir yolda olduğunu ve kendisini misafir ederlerse onlara minnettar olup dua edeceğini söyler. Tüccar da onu  evine davet eder, ayrıca diğer arkadaşını ve eşini de davet eder, çünkü hepsini misafir olarak ağırlayıp evinin bereketini arttırmayı ve onların da bu sohbetten faydalanmasını gönülden istemektedir.

Akşam vakti, derviş, arkadaşı ve eşi tüccarın evine gelirler. Sofra hazırdır ve evin hanımı çok güzel yemekler yapmıştır. Tüccarın arkadaşı, kendisine böyle bir sofra kuramayan eşine hayıflanır ama içine atar, kısmetim böyleymiş der, susar. Ama eşi, tüccarın evini ve hanımını o kadar kıskanır ki, diline hakim olamaz. Tatlı dille ama iğneleyen kelimelerle eksik bulmaya çalışır. Tüccarın hanımı ise, vakur ve saygılı bir şekilde davranır, eşinin hatırına susar, cevap vermez. Derviş ise tüm bunları sessizce dinler ve gözlemler. Yolculuğu sırasında gördüğü eski şehirlerin harabelerinden, insanların açgözlülüğünün ve hırslarının zararlarından bahseder. Ölümlü insanların, dünya nimetlerine sadece Allah'ın bir hediyesi olarak sahip olduklarını ve yaşamalarına yardımcı bir araç olarak görmesi gerektiğini; haklarına ne düşerse Rabbin bir bildiği ve imtihanı vardır diye sabretmelerini, kanaat etmeyi, huzur ve saadetin anahtarının sabırlı olmaktan geçtiğini söyler. 

Yemekten sonra biraz daha sohbet ederler ve tüccarın arkadaşı ayrılmak için izin ister. Derviş, adamın sırtını sıvazlar ve "Yüce Rab, sabrının ve saygının karşılığını elbette sana verecektir." der ve gözlerine huzur veren bir şekilde bakarak onu uğurlar. Tüccar o gece kalması için dervişe ısrar eder ve derviş misafirlik adabınca o gece onlarla kalır. Bu güzel ailenin bereketi ve huzurunun devamı için onlara hayırlı evlat ve kazanç dileğinde bulunarak ertesi gün o şehirden ayrılarak yoluna devam eder.

Aradan birkaç ay geçer ve tüccarın arkadaşı bir evlat sahibi olacağını öğrenir. Karısının huysuzlukları hamilelik süresince daha da artmıştır ama tüm bunlara rağmen, hem işinde hem de evinde, sabır ve metanetle davranıp "Allah büyüktür!" diye dua eder. Karısı ise bu sabrı görmemekte, kocasının kendine olan sevgisinden dolayı vazgeçilmez olduğunu düşünmektedir. Doğum zamanı geldiğinde, kadın büyük bir sancıyla bağırır. Kocası hemen ona bir ebe getirir, ebeyi beğenmez. Annesine gitmesini ve onun çağıracağı bir ebe kadın ile doğum yapmak istediğini acıyla haykırır. Kocası, çaresiz koşarak kadının ailesine gider ve ebe kadını çağırıp getirirler. Ancak, geldiklerinde gördükleri manzara onları perişan eder. Çocuk doğmuş, ancak anne ölmüştür. Aradan birkaç yıl geçer, tüccarın arkadaşına münasip bir eş aranır. Çocuğuna anne, evine hanım, kendisine eş olacak hanım ile tavsiye üzerine evlenir. O da arkadaşı tüccar gibi, kanaatkar ve iyi bir eş sayesinde zengin olur. Evine bereket ve huzur gelir. Dervişin duasını hatırlar, Allah sabrının ve saygısının mükafatını, acı bir hatırayla da olsa sebepler ile kendisine vermiştir. Çocuğu ve tüccarın çocukları da hayırlı birer evlat olurlar. İyi kalpli ve yüce gönüllü olmaları yüzünden, Allah'ın yardımına mazhar olmuşlardır.

İnsanın insana yaptığı eziyeti ve ya iyiliği başka hiçbir canlı bir diğerine yapmaz. Çünkü insan, kötülükte en aşağının aşağısı, iyilikte ise mahlukların en şereflisidir. Yaşadığımız hayat kolay değildir. Bunu kolaylaştıracak olan iyiliklerdir. İstediğimiz veya çevremizden gördüğümüz, heveslendiğimiz gibi bir hayatımız olmayabilir. Ama kanaat etmeli, Rabbimizin lütuflarını dilemeliyiz. Kıskanarak, zarar vererek, dilimizle veya davranışlarımızla eziyet ederek, sataşarak ve acıtarak mutlu olamayız. Çok mutlu ve hayatı kolay görünen insanların bile hayatlarında bir eksik, huzursuzluk olabilir ancak onların sabrı ve bakış açısının farklı olması hayatlarını kolaylaştırır. Belki de daha fazla zorluk çektiler, belki de daha fazla sorumluluk aldılar, daha fazla sabrettiler veya yardım istemeyi ve iyilik yapmayı bilen geniş gönülleri vardı o yüzden mutlu ve huzurlular...

Sahip olmadığımız ve olamayacağımızı düşündüğümüz şeylere bakarken, sahip olduklarımıza kanaat etmek ve şükretmek; bizim elimizdeki imkanların da bir başkasının hayalini süslediğini bilerek huzur bulmak... Ve sabrımızın , bu sonlu dünyada veya sonsuz dünyada bir karşılığının olduğunu bilmek, bizlere huzur ve mutluluk getirecektir. 

Saygılarımla...


Bu Makale 1055 defa okunmuştur

 

 

Yazdır
Bookmark and Share

YORUMLAR

New Page 1
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

23/12/2017 - 08:52 KANAAT ETMEK

19/09/2016 - 12:49 YENİ BAŞLANGIÇLAR

16/03/2016 - 09:06 PRENSESİN KEDİSİ

14/09/2015 - 03:26 UMUDA YOLCULUK

30/05/2015 - 19:11 ÖLÜM BİR SON MUDUR?

02/01/2015 - 15:02 SEVGİYE ULAŞMAK

10/12/2014 - 21:10 YAZMAK

14/02/2014 - 09:48 SEVGİ VE YALNIZLIK

29/01/2013 - 16:37 CEHALETİN BİNBİR YÜZÜ

23/10/2012 - 07:03 GÖZLER

14/05/2012 - 17:09 AŞKA GİDEN YOL

30/04/2012 - 10:20 İLETİŞİMİN ÖZÜ

01/03/2012 - 02:00 DENTAL ASİSTAN EĞİTİMİ

24/12/2011 - 00:21 İNSAN EGOSUNU NASIL BİLİR?

21/08/2011 - 03:16 HAYAT YOLCULUĞU

29/06/2011 - 13:21 KELİMELERİN RUHU

12/06/2011 - 22:34 SIRADANLAŞMAK

07/05/2011 - 00:24 ANNELİK VE ŞEFKAT

07/04/2011 - 22:28 SÖYLEMEKLE GÖSTERMEK ARASINDAKİ FARK

17/02/2011 - 06:04 ARA BOZAN HİZMETKÂR

03/01/2011 - 13:25 ÖVGÜLER KİME?

07/11/2010 - 13:00 İNSAN NEDEN YAZAR?

06/10/2010 - 15:21 YENİDEN DOĞUŞ

25/08/2010 - 17:06 GENÇLER VE GELECEK

23/07/2010 - 00:36 PES DUASI

07/07/2010 - 00:15 TARİH ŞUURU

16/06/2010 - 23:42 BİLGİ CESARETLE ETKİNDİR

03/05/2010 - 22:05 DEFNE VE SARMAŞIK

02/04/2010 - 23:35 SULTANLARIN AŞKI

04/03/2010 - 22:59 SEVMEK VE HOŞ GÖRMEK

04/03/2010 - 22:16 ÇAĞ, BİLGİ ÇAĞIDIR!

14/11/2009 - 17:16 SONBAHARDA BULDUKLARIM

29/08/2009 - 10:30 SIRADIŞI OLMAK

29/04/2009 - 13:29 SEVGİ İLE HERŞEY AŞILIR

07/04/2009 - 11:36 ÖRNEK OLABİLMEK

04/02/2009 - 23:09 İHTİYAR ÇOCUKLAR

28/12/2008 - 14:37 SON GÜN(MÜŞ) GİBİ

11/12/2008 - 23:36 KELİMELERİN GÜCÜ

29/04/2008 - 20:58 İNANMAK MI, GÜVENMEK Mİ?
 
Bilgelerden Sözler
Hayat Dersleri 2
Moda Biyografi: Carolina Herrera
Muhteşem Hayat Dersleri
Yetim Hemşirenin Öyküsü
YEŞİM KALE
KANAAT ETMEK
ZEYNEP KURTULUŞ
Alıntılar
AİLENİN ÖNEMİ
KORHAN ATAOĞLU
Kahve Sohbetleri
ZENGİN OLMANIN KURALLARI
MAHİNUR ALİHANOĞLU
Gönül Yazıları
GÖNLE DÜŞEN ATEŞ
YESSIMI
Yessimi Şiirler
GÜLÜMSE
FASHION DESIGNER
MODA NEDİR?
Şalın 25 Hali
Wendy's Look Book'tan şal bağlama yöntemleri...
ÇANAKKALE SAVAŞI Hikâyeleri
Çanakkale tekin değildir!
Paha Biçilmez Olmak
Kendinize verdiğiniz değerle ölçülür her şey...
Chanel 2.55 Çantanın Hikayesi
Chanel 2.55 çanta, dünyanın en çok satılan ve taklit edilen...
Ressam Gustav Klimt
Dekoratif tablolarında sevgiyi, ölümü, insan hayatının özünü anlatır.
İlham Veren Sözler
“Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız vardığınız yerin önemi yoktur.” PETER F. DRUCKER
Mucevherlerin Parlak Notaları
Mücevherlerin parlak notaları, her parlayışında farklı bir beste üretir.
Alexander McQueen
Modanın zaman ötesi serseri çocuğu Alexander Mc Queen...
Karl Lagerfield
Chanel ve Fendi'nin baş tasarımcısı ve kreatif direktörü Karl Lagerfield...
Şems-i Tebrizi Sözleri
Bu gönül işidir, kafa işi değil...
   
Google
 

Tasarım : Network

Ana Sayfa   |   İletişim

©2010 steps365.com. Bütün Hakları Saklıdır...
Evden Eve Nakliyat